15 Nis 2014

Şirketlerde Ortağın Sermaye Koymaması Nedeniyle Ortaklıktan Çıkarma

0 Yorum

Sermaye koyma borcunu süresi içinde yerine getirmeyen limited şirket ortağı, temerrüt faizi ve şirket sözleşmesinde öngörülmesi halinde cezai şartı ödemekle yükümlüdür (TTK md. 529/1). Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen ortağın ortaklıktan çıkartılması mümkündür. Bu düzenleme, limited şirketlerde malvarlığının korunması ilkesinin bir yansımasıdır.

Temerrüd için ilk koşul borcun muaccel hale gelmesidir. Sermaye borcunun ödenmesi için esas sözleşmede bir süre tayin edilmişse bu sürenin bitiminde; esas sözleşmede bir süre tayin edilmemiş ancak, daha sonra ortaklar tarafından bir süre belirlenmişse bu sürenin bitiminde; ne esas sözleşmede ne de ortaklar tarafından bir süre tayin edilmemişse şirketin tescili ile sermaye borcu muaccel hale gelir. Borcun muaccel hale gelmesinden sonra şirket tarafından ilgili ortağa noter marifetiyle ve on beş günden aşağı olmamak üzere tayin edilecek sürelerle iki defa ihtarda bulunulur. Bu ihtarlarda, mükellefiyetin yerine getirilmemesi halinde ortaklıktan çıkarma işleminin uygulanacağı açıkça gösterilmelidir. En az on beş günlük süre, ihtarların ortağa tebliğ edildiği tarih esas alınarak belirlenmelidir. İki ihtara rağmen sermaye borcunu ödemeyen ortak, ortaklar genel kurulunun kararıyla ortaklıktan çıkarılabilir. Karar, ödenmiş esas sermayenin en az yarısından fazlasını temsil eden ortakların oylarıyla alınmalıdır. Bu karara karşı ortak, tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.

Şirketten çıkarılan ortağın payı diğer bir ortak tarafından gerçek değeri üzerinden devralınamadığı takdirde, şirket bu payı açık artırma yoluyla satabilir. Payın ger­çek değer üzerinden devralınmasında diğer ortakların öncelik hakkı vardır. Çıkarılan ortak da dahil olmak üzere bütün ortakların muvafakatiyle payın başka bir şekilde paraya çevrilmesi de mümkündür. Elde edilen paradan ortağın borcu kesildikten sonra geriye kalan para ortağa verilir (TTK md. 530).

Çıkartılan ortağın payı açık arttırma ile paraya çevrilmesine karşın elde edilen para, borcu karşılamazsa kalan borç için çıkarılan ortağın pay defterine kaydedildiği tarihten önceki beş yıl içinde pay defterine kayıtlı bütün selefleri, aradaki farktan dolayı şirkete karşı ikinci derecede mesuldürler. Söz konusu sorumluluk müteselsil olmayıp, adi kefalet niteliğindedir. Dolayısıyla, önce çıkarılan ortağa başvurulması ve ondan tahsil imkanı olmadığı takdirde de pay defterindeki sırasına göre bir önceki selefe gidilmesi gerekmektedir.

[yukarı]